11. Sınıf İngilizce Ünite Kelimeleri11. Sınıf Ünite 9 - My Friends
11. Sınıf 9. Ünite My Friends – Ünite Kelimeleri
Unit/Theme 9 – MY FRIENDS
VOCABULARY
PERSONALITY TRAITS AND FEELINGS
- Lazy: Tembel
- Hardworking: Çalışkan
- Helpful: Yardımsever
- Reliable: Güvenilir
- Unreliable: Güvenilmez
- Trustworthy: Güvenilir, sağlam
- Supportive: Destekleyici
- Generous: Cömert, eli açık
- Outgoing: Dışa dönük
- Easygoing: Uyumlu, uysal
- Shy: Utangaç
- Adventurous: Maceracı
- Bad-tempered: Kötü huylu, huysuz, aksi, ters
- Selfish: Bencil
- Responsible/Irresponsible: Sorumlu/Sorumsuz
- Honest: Dürüst
- Dishonest: Dürüst olmayan, sahtekâr
- Arrogant: Kibirli
- Stingy: Cimri, pinti
- Punctual: Dakik
- Polite/Kind: Nazik, kibar
- Impolite/Rude: Kibar olmayan, kaba
- Patient/Impatient: Sabırlı/Sabırsız
- Loyal/Disloyal: Sadık/Sadık olmayan
- Willing:İstekli, gönüllü
- Unwilling: İsteksiz, gönülsüz
- Proud: Gururlu
- Relaxed: Rahatlamış, rahat
- Upset: Üzgün
- Worried: Endişeli, tedirgin
- Bossy: Otoriter, patronluk taslayan
- Optimistic: İyimser
- Pessimistic: Kötümser
- Jealous: Kıskanç
- Respectful: Saygılı
- Cheerful: Neşeli
- Stubborn: İnatçı
- Moody: Karamsar, huysuz, aksi
- Modest: Mütevazi, alçakgönüllü
- Self-confident: Özgüvenli, kendine güvenen
- Friendly: Arkadaşça
- Unfriendly: Dostça olmayan, samimiyetsiz
- Tolerant: Toleranslı, hoşgörülü
- Intolerant: Hoşgörüsüz
- Thoughtful: Düşünceli
- Organized: Organize, düzenli, tertipli
- Just: Adil, makul
- Depressed: Bunalımlı, morali bozuk, canı sıkkın
- Lucky: Şanslı
- Lonely/Alone: Tek başına, yalnız
- Successful: Başarılı
- Nervous: Gergin
_____
- Friend/Friendship: Arkadaş/Arkadaşlık
- True friend: Doğru arkadaş
- True companion: Doğru arkadaş/yoldaş
- Good friend/Best friend: İyi arkadaş/en iyi arkadaş
- Close friend: Yakın arkadaş
- Real friend: Gerçek arkadaş
- Childhood friend: Çocukluk arkadaşı
- Classmate: Sınıf arkadaşı
- Roommate: Oda arkadaşı
- Buddy: Kanka
- Pal: Dost, ahbap, arkadaş
- Well-known: İyi bilinen, tanınan
- Common: Yaygın, ortak
- Mutual: Ortak, karşılıklı
- Personal details: Kişisel detaylar
- Personality: Kişilik, karakter
- Characteristics: Özellik, karakter özellikleri
- Affect: Etkilemek
- Support: Destek olmak, desteklemek
- Tell the truth: Doğruyu söylemek
- Tell a lie: Yalan söylemek
- Cheat: Kandırmak, aldatmak, kopya çekmek
- Steal: Çalmak
- Keep promise: Sözünü tutmak/yerine getirmek
- Keep secret: Sır tutmak/saklamak
- Count on: Güvenmek
- Late/Early: Geç/Erken
- Arrive: Ulaşmak, varmak
- Spend money: Para harcamak
- Behave: Davranmak
- Avoid: Kaçınmak, sakınmak
- Care: Önemsemek, önem vermek
- Feel/Feeling: Hissetmek/His, duygu
- Stand: Katlanmak
- Pleasure: Keyif, memnuniyet
- Constant: Sabit, sürekli
- Cry: Ağlamak
- School trip: Okul gezisi
- Region: Bölge
- Valley: Vadi
- Underground city: Yeraltı şehri
- Castle: Kale
- Cave: Mağara
- Tunnel: Tünel
- Lake: Göl
- Waterfall: Şelale
- Island: Ada
- Picturesque sunset: Tablo gibi günbatımı
- View: Manzara
- Natural beauty: Doğal güzellik
- Discover: Keşfetmek
- Funny stories: Komik hikayeler
- Tourist attraction: Turistik yer, turizm merkezi
- Visit: Ziyaret etmek
- Hometown: Memleket
- Long-lasting: uzun ömürlü/süreli, dayanıklı
- Die/Pass away: Ölmek
- Experience: Deneyim, tecrübe
- Unforgettable: Unutulmaz
- Newspaper: Gazete
- Discussion: Tartışma
- Interview: Röportaj, görüşme
- Comment: Yorum, yorum yapmak
- Post: Posta, gönderi, paylaşım
- Play games: Oyunlar oynamak
- Hide and seek: Saklambaç
- Dodgeball: Yakantop/Yakartop oyunu
- Hopscotch: Seksek oyunu
- Blind man’s buff: Körebe
- Chinese whispers: Kulaktan kulağa oyunu
- Go swimming: Yüzmeye gitmek
- Live abroad: Yurtdışında yaşamak
- Occupation/Job: Meslek
- Family: Aile
- Next-door neighbors: Yan komşular
- Celebrity: Ünlü kimse
- Lose contact: İrtibatı kaybetmek, arayı açmak
- Grow up: Büyümek, yetişmek
- Be interested in: İlgili olmak
- Acting: Oyunculuk
- Filmmaking: Film yapımı
- Movie script: Film senaryosu
- Audition: Seçme (tiyatro vs. için)
- Screenplay: Senaryo, sinema filmi
- Trial performance: Deneme performansı
- Training: Eğitim
- Travel: Seyahat etmek
- Decide: Karar vemek
- Come true: Gerçekleşmek
- Win: Kazanmak
- Award/Prize: Ödül
- Encourage: Cesaretlendirmek, yüreklendirmek
- Exemplary: Örnek niteliğinde olan, örnek alınacak, ibretlik
- Bond: Bağ
- Strong connection: Güçlü bağ/bağlantı
- Have a lot in common: Birçok ortak özelliği olmak
- Have a good sense of humor: İyi bir espri yeteneğine/anlayışına sahip olmak
- Have a soft spot for s.o/sth.: Birine/Bir şeye karşı zaafı/düşkünlüğü olmak
- Like two peas in a pod: Ayrılmaz ikili, bir elmanın iki yarısı
- A shoulder to cry on: Başını yaslayacak/ağlayacak bir omuz, dert ortağı
- A straight arrow: Dürüst kimse, dürüstlük timsali
- Set an example: Örnek olmak
- In the market for: Arayışında, sahip olma isteğinde
11.Sınıf 9. Ünite My Friends – Ünite kelimeleri, görselleri ve daha fazlası için;
11. Sınıf My Friends Ünite Kelimeleri PDF İndir





