11. Sınıf İngilizce Ünite Kelimeleri11. Sınıf Ünite 8 - Sports

11. Sınıf 8. Ünite Sports – Ünite Kelimeleri

Unit/Theme 8 – SPORTS

VOCABULARY

SPORTS – EXTREME SPORTS

  • Skiing: Kar kayağı (Malzeme/Stil farklı)
  • Snowboarding: Kar kayağı (Malzeme/Stil farklı)
  • Rafting: Rafting
  • Paragliding: Yamaç paraşütü
  • Wrestling: Güreş
  • Wingsuit flying: Özel kıyafetle yapılan bir tür serbest uçuş (kanatlı/yarasa elbise uçuşu)
  • Skydiving: Hava dalışı, serbest düşüş (Uçaktan atlama)
  • Hang-gliding: Yelken kanat/Planör ile uçma
  • Weightlifting: Ağırlık kaldırma, halter
  • Free diving: Serbest dalış
  • Scuba diving: Tüplü dalış
  • Cliff diving: Uçurumdan/kayalıktan atlama
  • Cage diving: Kafes dalışı, koruyucu kafeste dalış
  • Cave diving: Mağara dalışı
  • Caving: Mağaracılık, mağara keşfi/gezisi
  • Surfing: Sörf
  • Windsurfing: Rüzgâr sörfü
  • Kitesurfing/Kiteboarding: Uçurtma sörfü
  • Tow-in surfing: Jetski ile çekmeli sörf
  • Sailboarding: Rüzgâr sörfü, yelkenli sörf
  • Sailing: Yelkencilik
  • Parasailing: Paraşütlü kişilerin su motorlarınca çekildiği havacılık sporu, deniz paraşütü
  • Wakeboarding: Su kayağı
  • Waterskiing: Su kayağı
  • Canoeing: Kano sporu
  • Whitewater kayaking: (akıntısı yüksek dere/nehirde) kano ile gezinti, akarsu kano sporu
  • Rock climbing: Kaya tırmanışı
  • Ice climbing: Buz tırmanışı
  • Free soloing: Serbest/ekipmansız kaya tırmanışı
  • Mountain biking: Dağ bisikleti
  • Bungee jumping: İnsanların yüksek bir yerden aşağıya doğru atladıkları ve esnek bir halatla yukarı çekildikleri bir etkinlik
  • Base jumping: Yüksek bir yapıdan veya uçurumdan paraşütle atlama
  • Bobsledding: Kızağa benzer bir araçla özel bir parkurda kayılarak yapılan kış sporu, bobsley(d)
  • Zorbing: Büyük bir balon topun içinde özel hazırlanmış hafif eğimli bir arazide yuvarlanmak suretiyle yapılan spor
  • Globe-riding: Büyük bir balon topun içinde özel hazırlanmış hafif eğimli bir arazide yuvarlanmak suretiyle yapılan spor (sphering)
  • Skateboarding: Kaykay
  • Parkour: Parkur sporu, serbest koşu sporu
  • Free running: Serbest koşu
  • Motor racing: Araba/Motorlu araç yarışı
  • Buildering: İnsan yapımı yapılara tırmanma sporu
  • Creeking: Kayalık ve şelaleli, dar, akıntılı dere yataklarında yapılan kano/kayak sporu
  • Highlining: İp üzerinde yürüme
  • Swimming: Yüzme
  • Archery: Okçuluk
  • Athletics: Atletizm
  • Rowing: Kürek çekme
  • Shooting: Atıcılık
  • Wheelchair fencing: Tekerlekli sandalye eskrimi
  • Table tennis: Masa tenisi
  • Sitting volleyball: Oturarak voleybol
  • Ice hockey: Buz hokeyi
  • Curling: Körling, Buz pistinde taş kaydırma oyunu

_____

  • Sports: Sporlar
  • Extreme sports: Ekstrem/Uç/Tehlikeli sporlar
  • Indoor sports: Kapalı alan sporları
  • Outdoor sports: Açık alan sporları
  • Sportsperson: Sporcu
  • Interview: Röportaj, görüşme, görüşmek
  • News: Haber
  • Magazine: Dergi
  • Survey: Anket
  • Regularly: Düzenli olarak
  • Properly: Düzgün/doğru bir şekilde
  • Watch: İzlemek
  • Play: Oynamak
  • Prefer: Tercih etmek
  • Try: Denemek
  • Traditional: Geleneksel
  • Safety warning: Güvenlik uyarısı
  • Train: Eğitmek, antrenman yapmak
  • Experience: Deneyim, tecrübe
  • Be interested in: İlgili olmak
  • Be fond of: Düşkün olmak
  • Be keen on: İstekli olmak
  • Be crazy about sth.: Bir şey için deli olmak, bir şeye bayılmak
  • Be gifted: Doğuştan yetenekli olmak
  • Be talented: Yetenekli olmak
  • Feel: Hissetmek
  • Entertaining: Eğlenceli
  • Enjoyable: Eğlenceli
  • Exciting/Excitement: Heyecan verici/Heyecan
  • Rewarding: Faydalı, tatminkâr, memnun eden
  • Fascinating: Büyüleyici, etkileyici
  • Fabulous: Harika, inanılmaz, müthiş
  • Attractive: Çekici, etkileyici
  • Challenging: Zorlayıcı, merak uyandıran
  • Overjoyed: Aşırı sevinçli, çok mutlu
  • Tired: Yorgun
  • Holiday: Tatil
  • Coastal: Sahil, kıyı
  • Conduct: Yürütmek
  • Decide: Karar vermek
  • Jump down: Aşağı atlamak
  • Achieve/Achievement: Başarmak/Başarı
  • Success/Successful: Başarı/Başarılı
  • Tournament: Turnuva
  • Natural talent: Doğal yetenek
  • Coach: Antrenör, özel hoca
  • School team: Okul takımı
  • Take up: Yapmaya başlamak
  • Break records: Rekorlar kırmak
  • Recommend: Tavsiye etmek
  • Have a few moments (for sth.): Bir şey için kısa bir süre uygunluğu/müsaitliği olmak
  • Be in seventh heaven: Çok mutlu olmak, cennete gideceğini öğrenmiş kadar mutlu olmak
  • At the drop of a hat: Hemen, istekle, seve seve, tereddütsüz
  • Swimmer: Yüzücü
  • Licensed swimmer: Lisanslı yüzücü
  • Diver: Dalgıç
  • Male/Female: Erkek/Kadın
  • Select: Seçmek
  • Represent: Temsil etmek, simgelemek
  • Compete/Competition: Yarışmak/Yarışma
  • Be ragarded as…: … olarak kabul edilmek/sayılmak
  • Remain: Kalmak
  • Underwater: Sualtı
  • Breathing equipment: Solunum/nefes ekipmanı
  • Deep/The deepest: Derin/En derin
  • Goal: Hedef
  • Biography: Biyografi, yaşam öyküsü
  • Autobiography: Otobiyografi, kendi hayat hikayesi
  • Report: Haber, rapor
  • Reporter: Muhabir, haberci, röportaj yapan kimse
  • Briefly: Kısaca
  • Affect: Etkilemek
  • Improve: Gelişmek, geliştirmek
  • Take part: Yer almak, katılmak
  • Be awarded: Ödüllendirilmek
  • Wrestler: Güreşçi, pehlivan
  • Encouraging: Cesaretlendirici
  • Join/Participate: Katılmak
  • Win/Winner: Kazanmak/Kazanan
  • Proud: Gururlu
  • Announce: Anons etmek, ilan etmek, duyurmak
  • Medal: Madalya
  • Terrific: Müthiş, çok güzel, çok iyi
  • Congrats!/Congratulations!: Tebrikler!
  • Public awareness: Toplumsal farkındalık, halk bilinci
  • Booklet: Kitapçık, broşür
  • Well-known: İyi bilenen, tanınan
  • Safe/Safely: Güvenli/Güvenli bir şekilde
  • Risky: Riskli
  • Roll: Yuvarlanmak
  • Giant: Devasa, çok büyük
  • Protection equipment: Koruma ekipmanı
  • Protect: Korumak
  • Transparent: Şeffaf, saydam, transparan
  • Adrenaline seeker: Adrenalin tutkunu
  • Thrill seeker: Heyecan arayan, maceraperest
  • Decade: On yıl
  • Impact: Etki(lemek), etkililik
  • Concentration: Konsantrasyon, yoğunlaşma
  • Height: Yükseklik
  • Speed: Hız
  • Physical effort: Fiziksel efor/çaba
  • Essential: Gerekli, esas, temel, ana
  • Share: Paylaşmak
  • Orb: Küre
  • Double walled: Çift cidarlı/duvarlı
  • Hitting: Vuruş
  • Ground: Zemin, yer
  • Dizzy: Başı dönen, sersemlemiş
  • Danger/Dangerous: Tehlike/Tehlikeli
  • Adventure: Macera
  • Adventure lover: Macera sever
  • Member: Üye
  • Race: Yarışmak
  • Narrow icy track: Dar buzlu yol
  • High-tech: Yüksek teknoloji
  • Sled: Kızak
  • Crash: Kaza, çarpışma
  • Helmet: Kask
  • Take a risk: Risk almak
  • Timed sport: Süreli spor
  • Determine: Belirlemek, kararlaştırmak
  • Smart: Zeki
  • Agile: Çevik, becerikli
  • Well-behaved: İyi huylu, edepli
  • Lake: Göl
  • River: Nehir, akarsu
  • Sea: Deniz
  • Sky: Gökyüzü
  • Land: Kara
  • Axe: Balta
  • Climbing boots: Tırmanma/Tırmanış botları
  • Safety harness: Güvenlik kemeri
  • Parachute: Paraşüt
  • Knee pads: Dizlikler, diz koruyucular
  • Elbow pads: Dirseklik, dirsek koruyucular
  • Tightrope: Cambazların üzerinde yürüdüğü sıkı, gergin ip
  • Balancing pole: Denge çubuğu
  • Safety net: Güvenlik ağı/filesi
  • Safety ropes: Güvenlik ipleri/halatları
  • Personal watercraft: Kişisel su taşıtı
  • Common: Yaygın
  • Unusual: Olağandışı
  • Rescue: Kurtarmak
  • Significantly: Önemli ölçüde
  • Carefully: Dikkatli bir şekilde
  • Aid: Yardım, yardım etmek
  • Accident: Kaza
  • Support: Desteklemek
  • Entire: Bütün, tüm
  • Patient: Sabırlı
  • Tiny: Ufacık, küçücük, minik
  • Mistake: Hata, yanlış
  • Wave: Dalga

11.Sınıf 8. Ünite Sports – Ünite kelimeleri, görselleri ve daha fazlası için;
11. Sınıf Sports Ünite Kelimeleri PDF İndir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu